Böbrek Nakillerin Sayısının Artırılmalı!


Ülkemizde yaklaşık altmış bin kişi böbrek yetmezliği nedeniyle diyaliz adı verilen tedavi yöntemini kullanmaktadır. Bunların yaklaşık onda biri böbrek nakli bekleme listelerinde yer alır. Geçen yılda toplam olarak iki bin dokuz yüz yirmi beş böbrek nakli yapılmıştır. Bunların altı yüz yirmi altısı kadavradan alınan böbreklerle yapılmıştır. Bu rakamlar böbrek yetmezliği tedavisinde ve böbrek nakli bekleme listesinde olan hastaların sayısına göre çok azdır.

Son dönem böbrek yetmezliği olan hastalar yaşamlarını hemodiyaliz makinasında kanlarını temizlenmesi ile sürdürmektedirler. Böbreklerin görevini bu makinanın içindeki bir zar yapmaktadır. Böbrek yetmezliği hastalığında başka bir uygulama periton diyalizidir. Karın içine konulan özel borular aracılığıyla uygulanan özel solüsyonlar ile kandaki zararlı maddelerin atılmasıdır. Buradaki süzme görevini periton adlı karın zarı yapmaktadır. Her iki yöntemde de böbreğin gerçekleştirdiği kadar ideal bir temizleme olmamaktadır. Ayrıca hemodiyaliz için haftada iki veya üç kere yaklaşık dörder saat makinaya bağlı kalmak gereklidir. Periton diyalizinde ise hasta tedavisini evde kendi başına yapabilmektedir. Ancak bu yöntem ile peritonit dediğimiz karın zarı iltihapları olmaktadır. Zamanla karın zarının geçirgenliği azalmakta ve diyalizin etkin yapılabilmesi olanağı ortadan kalkmaktadır. Bu nedenler ile böbrek nakli daha ideal bir sonuç ortaya çıkarmaktadır. Hastanın yaşam kalitesini yükseltmekte ve kanın normal bir böbrek ile temizlenmesi nedeniyle de ideal bir tedavi sağlanmış olmaktadır.

Böbrek nakli için sorun organın nasıl sağlanacağıdır. Organ kaynakları canlı verici veya kadavra vericileridir. Beyin ölümü gerçekleşen kişilerin yakınlarının organ bağışlaması ile kadavra kaynaklı böbrek sağlanmaktadır. Kadavra vericilerinde kişinin yoğun bakımı olan bir hastaneye ulaşması gereklidir ve burada her türlü tedaviye rağmen, beyin ölümü gerçekleşmiş olmalıdır. Beyin ölümü öncesinde vericinin önemli bir hastalığı olmaması gerekir. Ayrıca ölen kişilerin yakınlarının bağışı onaylaması şarttır. Bütün bunlar birleştiğinde kadavra verici sayıları çok düşük kalmaktadır. Bu nedenle böbrek nakillerinin büyük çoğunluğunda canlı verici kullanılıyor. Canlı vericiler, akraba veya kişi ile duygusal bağı olan insanlar olabilir. Akraba dışı canlı vericilerde etik kurul onayı şarttır. Kadavra organ bulunması veya canlı vericilerin saptanması işlemlerinde böbrek naklini yapacak olan cerrahi ekip asla yer almaz. Bu işler ile görevlendirilmiş organ nakli koordinatörleri bu hazırlıkları gerçekleştirirler. Böbrek nakillerinde kan gurubu uyumu tercih edilir. Kan gurubu uyumu nakil başarısını arttırır. Ancak şart değildir. Ailelerinde uyumlu verici olmadığı durumlarda canlı vericiler, çapraz nakil denilen bir sistemle daha uyumlu olan diğer ailenin alıcılarına böbrek verebilmektedirler. Kendi hastaları da, diğer ailenin canlı vericisinden organ almaktadır.

Böbrek naklinin başarısı doku uyumundan geçmektedir. Kadavradan nakillerde alıcı ve vericinin doku gurupları çalışılarak bekleme listesindeki en uygun adaya böbrek nakli yapılır. Kadavra organ dağıtımını Sağlık Bakanlığı’nın bu işle görevli birimi yapmaktadır. Bu sayede kadavra organların adaletli bir şekilde hastalara ulaşması sağlanmaktadır. Canlı vericilerde de doku uyumu ne kadar fazla ise böbrek nakli başarısı o kadar artar. Canlı vericiler tek böbrek ile yaşamlarını normal olarak sürdürürler.

Sağlanmış olan organ, organ nakli ekipleri tarafından birkaç saat süren bir ameliyat ile alıcıya nakledilir. Böbrek nakli, böbreklerin yer aldığı anatomik bölge olan bel kısmına yapılmaz. Nakil kasık bölgesinde bacaklara giden ana damarlar üzerine yapılır. Ülkemizdeki nakil ekiplerinin tümünün teknik başarısı üst düzeydedir. Bu nedenle organ bulunduğu sürece başarılı nakiller yapılmaktadır.

Böbrek nakli yapılan hastalar yaşamları boyunca, takılan organın vücut tarafından atılmasını önleyici ilaç kullanırlar. Bu ilaçlar bağışıklık sistemini zayıflattığı için nakil yapılan hastalar enfeksiyonlara karşı daha hassas olur. Nakil ve nakil sonrası ilaçların maliyeti, diyaliz ile yaşamı sürdürmekten daha azdır. Nakil sonrası yaşam kalitesi ise diyaliz tedavilerinden çok daha iyidir.

Böbrek yetmezliği hastalarının en ideal tedavisi olan böbrek nakillerin sayısının arttırılması şarttır. Sorun nakil yapılacak organın sağlanması zorluğudur. Organ bağışlarının artması bu durumun düzelmesine katkı yapacaktır. Bu nedenle halkımızın bu konuda bilgilendirilmesi ve bağış konusundaki duyarlılığının arttırılması sorunu çözümünde önemli bir adım olacaktır.

 

Yayın Tarihi : 01/10/2019