D vitamini hakkında bunları biliyor muydunuz?

D vitamini hakkında faydalı bilgiler veren Yeditepe Üniversitesi Hastanesi uzmanı, D vitaminin yüzde 80’inin güneş ışınları ile açığa çıktığını, özellikle Mart-Ekim aylarının D vitamini açısından en etkin dönem olduğunu belirtiyor. “Bu aylarda koruma kremi kullanmadan her gün 10–15 dakika güneşlenmek gerekiyor” diyor.

D vitaminin vücuttaki fonksiyonu ve eksikliğindeki ortaya çıkabilecek muhtemel rahatsızlıklara dair açıklamalarda bulunan Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı, D vitaminin vücuttaki etkinliğini şöyle özetliyor:  “D vitamininin en bilinen etkisi kemik ve kas metabolizması üzerindedir.  D vitamini, kuvvetli kemiklerin gelişmesi için böbreklerden ve bağırsaklardan fosfor ve kalsiyum emilimini düzenler.”

D vitaminin yüzde 80’inin ciltte meydana geldiğinin altını çizen hekim, bu süreci şöyle anlatıyor:  “D vitamini, kolestrol kökenli bir maddenin UV ışınlarına maruziyeti ile meydana geliyor. Bu kolestrol güneşe ışınlarına maruz kalıp D vitamini öncüsüne dönüştükten sonra önce karaciğerde sonra böbrekte olmak üzere iki yerde değişime uğruyor. En sonunda aktif D vitamini meydana geliyor.”

D vitamini dönüşümünde güneş maruziyetinin en önemli unsur olduğunu belirten hekim, “Mart-Ekim arası, özellikle güneş ışınlarını dik geldiği 11–15 arasındaki saatler D vitaminin dönüşümü için en etkili dönem” diyor ve ekliyor:  “Ancak bu saatler cilt kanseri için de en riskli saatler. Sadece 10-15 dakikalığına, koruma kremi kullanmadan, diz ve dirseklerden aşağısını güneşlendirmek yeterli. ”

Ayrıca esmer kişilerde D vitamini sentezinin sarışınlara göre daha yavaş olduğunu ve esmerlerin cilt özelliklerinden ötürü sarışınlardan 3–6 kat daha fazla güneşe maruz kalmaları gerektiğini belirtiyor.

D vitaminin yüzde 20’sinin ise besin yoluyla alındığını hatırlatan hekim, özellikle kış aylarında D vitami açısında zengin somon, uskumru gibi yağlı balıklar, balık yağı, yumurta ve mantar tüketilmesi gerektiğini söylüyor. 

D vitamini eksikliğinin yol açtığı hastalıklara dair bilgiler de veren hekim, “D vitamini eksikliği yetişkinlerde yaygın kemik ve kas ağrıları şeklinde kendini gösteren osteomalazi denilen bir kemik metabolizması rahatsızlığına, çocuklarda ise raşitizme yol açar. Süregelen yaygın kemik ve kas ve ağrılarında D vitamini eksikliğinden şüphelenmek gerekir. Yapılan araştırmalarda fibromiyalji tanısı alanlar  ve kronik bel ağrısı olan hastaların önemli bir kısmında D vitamini düzeyi düşük saptanmış. D vitamini eksikliğinin ileri aşamalarında, hastalarda kas kuvvetsizlikleri ve buna bağlı gelişen yürüyüş bozuklukları ve hatta  kemiklerde  kırılmalar  dahi ortaya çıkabiliyor” diyor.

D vitaminin vücutta kemik ve kas metabolizması dışında başka fonksiyonlarının altını çizen hekim, “Kalp, beyin, meme, prostat gibi pek çok organımızda D vitamini reseptörleri bulunur. D vitaminin farklı organlar üzerindeki etkisi yeni yeni keşfediliyor. Özellikle son dönemde kalp hastalıkları, diyabet, depresyon, bazı kanser ya da enfeksiyon türlerinde D vitamini eksikliği nedenler arasında sayılmaya başlandı” açıklamasında bulunuyor.

D vitamini eksikliğinin bayanlarda daha yaygın görüldüğünü hatırlatan hekim, bunda doğum ve emzirme periyotlarının etkili olduğunu belirtiyor ve özellikle doğum sonrası yaygın ağrılarla kendilerine başvuran çok sayıda hasta olduğunu belirtiyor. Ciltteki ve böbrekteki değişimler sebebiyle yaşlıların da bir diğer risk grubu olduğunu vurguluyor. Özellikle D vitaminin denge üzerinde önemli derecede etkisi olduğunu ve yeterli düzeyde alınımı sağlanırsa düşmelerin önlenerek kemiklerde kırık ihtimalinin azaltılabileceğini belirtiyor. D vitamini eksikliğinin basit bir kan tahliliyle saptanabildiğini hatırlatan hekim, eksiklik saptanması halinde mutlaka bir doktor kontrolü altında takviye D vitamini alımına başlanması gerektiğini belirtiyor.

Yayın Tarihi : 04/07/2020
/**/