Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı

Rekonstrüktif Cerrahi
Rekonstrüktif Cerrahi, onarım veya yeniden yapma cerrahisidir. Doğuştan eksik veya kusurlu olan, kaza, yanık, tümör ameliyatı sonucu yok olan ya da şekli bozulan, eksilen organların yeniden oluşturulmasıdır. Kaza sonucu burnu kırılan, çöken veya şekli bozulan bir burnun estetik ölçüler dahilinde onarılması rekonstrüktif cerrahiye örnektir. Plastik cerrahinin %70’lik bölümünü kapsayan rekonstrüktif cerrahi, yapılan operasyonun mümkün olduğunca fonksiyonel ve estetik sonuçlanmasını amaçlar.

Estetik Cerrahi
Estetik Cerrahi, şekil verme cerrahisidir. Bir başka deyişle, şekil veya ölçüleri bozuk olan doku ve organların şeklinin kişinin beğenisi ve ideal ölçüler doğrultusunda değiştirilmesidir. Küçük göğüslerin protez ile büyütülmesi, eğri bir burnun estetik ölçüler dahilinde düzeltilmesi buna örnektir.

Ruh sağlığı yerinde olan herkese estetik işlemler uygulanabilir. Bazı ameliyatlar için ne zaman yapıldığı önemli iken büyük bir kısmı hemen her yaşta yapılabilir. Örneğin; burun estetiği 15-16 yaşından sonra yapılmalıdır. Dudak yarığı genellikle 3 aylıkken, damak yarığı ameliyatı 1.5 yaşından önce, kepçe kulak ameliyatı 5-6 yaşlarından sonra, göğüs büyütme 17 yaşından sonra yapılması en ideal sonucu sağlamak açısından önem taşır.

Estetik ameliyatlar, ağrılı ve kişiye büyük kısıtlama getiren ameliyatlardan değildir. Ağrı kesiciler, oluşabilecek minimal ağrıları zamanında kullanıldığında bastırabilir. Kasların dahil olduğu örneğin göğüs protezi ameliyatlarında, ağrı ve gerginlik hissi 4-5 gün sürebilir.

Estetik ameliyatların kendisinden kaynaklanan tehlikeleri çok azdır. Hayati organ ve dokularla ilgili bir girişim olmadığından hastaların sağlığı ya da yaşamı ciddi bir risk altında değildir. Hayati organ ve dokuların zedelenmemesi nedeniyle plastik cerrahinin ilgi alanına giren ameliyatlarda iyileşme daha çabuk olur.

Boyun estetiği…

Vücudumuz ile yüzümüz arasında ki köprü olan Boyun,  estetik açıdan beden ve yüz kadar değerli bölgelerimizden birisidir. Vücudunuz ve yüzünüz genç ve sağlıklı görünürken boyun bölgesinin deforme görüntüsü tüm portrenin uyumunun bozuk görünmesine neden olacaktır.  Gergin ve sağlıklı cilde sahip silindirik bir boyun üzerinde yüz zarif bir şekilde yükselmelidir. Boyun ve yüz komşu yapılar olsa da birbirlerinden net açılarla ancak uyumlu bir şekilde ayrılmalıdır.

Boyunu gergin ve düzgün tutan en önemli yapı deri altında bulunan; köprücük kemiği ve göğüs dekoltesinden çene bölgesine kadar  yelpaze şeklinde uzanan bir kas tabakasıdır. Düzgün bir boyunda bu kas tabakası tıpkı  bir korse gibi boynu sarar ve deriyi gergin tutar. Zamanın ilerlemesi ve yaşlanma neticesinde ; kasın ayrıklaşması orta hatta ki çene altından , boyun orta bölgesine uzanan çukur belirginleşerek derinleşir , Kasın gevşemesi ile,  çene altında bulunan yağ tabakası ve dokular sarkar, boyunda uzunlamasına bantlar oluşmaya  başlar, boyun derisi gevşer. Boyun derisindeki bozulma dekolteye kadar ilerler.

Toplumda gıdı olarak algılanan sorun;  genellikle kilolu bayanların sorunu gibi görünse de aslında anatomik yapı nedeniyle zayıf bayanlarda da karşımıza çıkabilen bir problemdir. Anatomik yapı, deri sarkması, boyun kasının gevşemesi, yaş deformasyonu, kilo alımı ya da hızlı kilo kaybı sonrası sarkma gibi ayrı ayrı nedenlerle oluşabildiği gibi  bu faktörlerden bir ya da bir kaçı bir araya gelerek de çene altı estetik problemleri oluşabilmektedir. Multifaktoriyel bir sorun olduğu düşünülürse çözümede bu şekilde ulaşmak mümkün olacaktır.

Bu problemler algoritmik olarak çözüme kavuşturulabilir …

Çene altında mevcut yağ tabakası girişimsel işlemleri tercih etmeyen hastalarımız için kavitasyon ve radyo frekans yöntemleri ile eritilirken, sarkan deri ve kırışıklıklar botoks enjeksiyonu ve veya fraksiyonel lazer, intracell radio frekans kombinasyonu ile çok daha iyi hale getirilebilir. Küçük girişimsel işlemler arasında yer alan plazma lipo ve lazer lipoliz ile lokal anestezi ile hem yağ tabakası eritililirken hemde lazer ışığının etkisi ile deri toparlanması elde edilebirir. Çok ilerlemiş yada hızlı ve en etkili çözümü tercih eden hastalarımıza ise Çene altından 5 mm lik teleskoplarla girilerek boyun kasına korse gibi şekil verilebilir (plikasyon) ve boyun-çene hattı  konturu tekrar sağlanabilir. Aynı anda çene altında mevcut fazla yağ tabakası çıkartılır. İşlem sırasında boynun görüntüsü büyütülmüş bir şekilde fiber kablolar ile ekrana aktarılmakta ve ayrıntılı bir şekilde boyun anatomisi görülebilmektedir. İşlem lokal anestezi altında yapılabilir. Görünür bir yara izi bırakmaz. Boyun derisinde aşırı sarkmanın olduğu durumlar dışında çene altı sarkmaları, boyun derisi gevşeklikleri, boyunda bulunan uzunlamasına bantlar için ideal bir tekniktir. İleri düzey boyun sarkmalarında açık teknik denilen ve yine çene altından 3 cm boyutunda bir kesiden girilerek yapılacak plikasyon(korse) ve toparlama, kas altı yağın çıkartılmasının yanında boyunda bulunan  fazla deri ense saç hattından çıkarılır.

Endoskop  kullanımı ile yada açık teknik kullanılarak şekillendirilmiş boyun derisi,.fraksiyonel lazer, prp, intracell RF, kök hücreden zenginleştirilmiş yağ  transverleri gibi yardımcı yöntemler ile boyun derisi kalitesi daha da arttırılarak düzgün ve gençleşmiş bir boyun görünümü elde edilmiş olacaktır.


 

Yeditepe Hastanesi
Copyright © 2009 Yeditepe Üniversitesi Hastanesi
Devlet Yolu Ankara Cad. 102/104 Kozyatağı / İstanbul
Tel: (216) 578 40 00 Faks: (216) 469 37 96


tasarım primeart
Yasal Uyarı   |   Bize Ulaşın