BEBEKLERDE GÖZ HASTALIKLARI VE TEDAVİ YÖNTEMLERİ
Bebeklerin göz sorunları büyüklerinkine benzerse de, büyüklerden farklı sorunlara neden olabilir. Bebeklikte görülen bazı hastalıkların tedavisi erişkin hayatta karşılaşılabilecek göz sorunlarının erkenden önlenmesinde çok önemlidir. Aşağıda sıkça görülen rahatsızlıkların sadece bir kısmı anlatılmaktadır.
BEBEKLERDE GÖZ KAPAĞI HASTALIKLARI NEDİR?
Bebeklerde doğuştan üst göz kapağının düşüklüğü, göz kapaklarının aralığının dar olması, burun kökünde fazlalık deri kıvrımları, gözler arasındaki mesafenin normalden fazla veya az olması gibi yapısal bozukluklar görülebilir. Görmeyi tehdit edici boyutta değillerse ameliyat geciktirilebilir veya yapılmayabilir. Bebekte görme, kapak düşüklüğü veya diğer yapısal problemler nedeniyle etkileniyor ise yani kapak düşüklüğü göz bebeğini kapatıyor ise ve bu durum özellikle gözlerin birinde ise tedavide gecikmemek gereklidir.
Bebeklerde kapak enfeksiyonları da görülebilir. Bu nedenle kapak ve kirpik temizliği çok önemlidir. Arpacık ve arpacığa benzeyen kapakta şişlik yapan enfeksiyon hastalıkları bebeklerde beklemeden tedavi edilmelidir. Çünkü kapak şişliği ve basıya bağlı göz dokularında deformasyon ve göz tembelliği oluşturma riski bulunmaktadır. Allerjik hastalıklar da bebeklerde görülebilir. Allerjiler bebeklerde 6. aydan sonra görülür, kaşıntı ve sulanmaya neden olabilir.
|

|

|
|
Sağ alt kapakta enfeksiyona bağlı şişlik
|
Sol üst kapakta düşüklük (Pitoz)
|
BEBEKLERDE GÖZ SULANMASI
Doğuştan itibaren olan sulanmadan göz yaşı kanalındaki tıkanıklık sorumlu olabilir. Kanal tıkanıklığı, erken doğmuş bebeklerde, erkek ve sezeryan bebeklerinde biraz daha fazla görülebilir. Çünkü ana rahminde kanalın ağzı zarla örtülüdür ve genellikle doğum sırasında veya doğumdan birkaç gün sonra açılır. Bu tıkanıklıklar gözde sulanma ve çapaklanmaya neden olabilir. Bu durum genellikle geçicidir, uygun damla ve masaj ile % 90 lara varan oranlarda düzelebilir. Kanal tıkanıklığı 1 yaşa kadar düzelmez ise sonda uygulaması ile çözümlenebilir. Sonda uygulamasına rağmen düzelmeyen hastalarda ameliyat gerekebilir.
Doğuştan itibaren olan çapaklanmalar gözü tehdit edebilen enfeksiyon hastalıklarına bağlı olabileceği için mutlaka göz hekimince görülmelidir.
|

|

|
|
Göz yaşı kanal tıkanıklığına bağlı gözde sulanma
|
Gözlerde enfeksiyona bağlı sulanma
|
BEBEKLERDE KORNEA HASTALIKLARI
Korneanın mikrobik hastalıkları, çizikler veya yabancı cisim bebeklerde de görülebilir. Gözde aşırı sulanma, kırpıştırma, ışığa tahammülsüzlük, çapaklanma, gözde kızarıklık gibi belirtiler bebeğin kornea dokusunda olan bir enfeksiyonu, zedelenmeyi veya yabancı cismin belirtisi olabilir. Bebekte bu tarz şikayetler var ise zaman kaybetmeden bir göz hekimine başvurulması gereklidir.
Bebeklerde üveit yani göz içi inflammasyonu nadirdir ve genellikle tümör gibi altta yatan başka bir nedenden kaynaklanır.
BEBEKLERDE KATARAKT, GÖZ TANSİYONU OLUR MU?
Doğumsal veya bebeklik döneminde gittikçe gelişen katarakt görülebilir. Genetik (ailesel yatkınlık ), metabolik ( sistemik bir hastalık), annenin gebeliğinde geçirdiği mikrobik hastalıklar (özellikle kızamıkçık, toxoplazma, suçiçeği ), erken doğum, travma, bazı ilaçlar bebeklik döneminde katarakta neden olabilir. Ancak bebeklik kataraktı hiçbir neden olmaksızın da görülebilir.
Doğumsal kataraktın tedavisi cerrahidir, kataraktın yoğunluğuna, tek veya çift taraflı olmasına bağlı olarak ameliyat zamanına karar verilir. Hangi nedenle olursa olsun bebeklik kataraktları ameliyat edilmelidir. Daha sonra görmenin düzelmesi için rehabilitasyon tedavisi gerekir.
Bebeklerde de glokom yani göz tansiyonu olabilir. Yapısal bazı kusurlar bebeklerde doğduğu anda veya doğumdan sonraki ilk aylarda göz tansiyonuna neden olabilir. Genellikle göz küresi büyüktür gözlerde sulanma, ışıktan çok rahatsız olma, korneanın saydamlığını kaybetmesi ile ve göz tansiyonunun yüksek olması ile teşhis konulur ve tedavisi cerrahidir.
|

|

|
|
Sağ göz sol göze göre glokoma bağlı büyük
|
Sağ gözde konjenital katarakta bağlı göz bebeği beyaz görülmekte
|
PREMATÜR RETİNOPATİSİ NEDİR?
Erken doğan, düşük doğum ağırlıklı, küvözde kalan ve yüksek konsantrasyonda oksijen tedavisi alan bebeklerde görülebilen bir durum prematür retinopatisidir. Gözün arka kısmının (retina) gelişimi tamamlanamadan doğan bebeklerde oksijen kullanımına bağlı, retina dokusunun damarlanması bozuk olabilir. Bazen hafıf seyirli ve geri dönüşümlü olabileceği gibi, bazen de daha ağır seyredebilir. Bu nedenle düşük doğum ağırlıklı, küvözde kalmış bebekler risk altındadır ve bu bebeklere periyodik olarak retina muayenesi yapılmalıdır. Tedavide lazer veya krio (dondurma ) yöntemi sık kullanılır. Bozuk olan damarlı kısım lazerle veya dondurularak tedavi edilebilir. Ayrıca bir kısım hastada cerrahi tedaviye ihtiyaç vardır.
|

|

|
|
Gözde ilerlemiş prematür retinopatisi
|
Prematür retinopatisinde lazer uygulaması
|
GÖZDE HAREKET BOZUKLUKLARI
Bebeklerde ilk 3 ayda ara sıra olan göz kaymaları normaldir. Daha sonra olan kaymalar mutlaka göz hekimince değerlendirilmelidir. Kaymalar bazen sadece basit bir şaşılıktan fazlası olabilir. Devamlı olarak bir gözün kayması görmenin o gözde daha az olduğunun belirtisidir ve önemlidir. Doğuştan kas felçleri de olabilir. Gözün hareketlerini sağlayan kaslara beyinden gelen sinirlerin felçleri görülebilir.
Gözün içinde bulunduğu kemik çukuru (orbita)'nun boyutları da değişik ise bu durumda gözün hareketlerinde bozukluklara neden olabilir. Bazende yapısal olarak gözün bazı kasları düzenli çalışmaz ve gözde hareket bozuklukları görülebilir.
Bazen de hamilelikteki sorunlardan kaynaklanan anomaliler görülebilir. Görme azlığına bağlı olarak göz sinirlerinin zayıflığında gözde titremeler (nistagmus) görülebilir. Titremeler zamanla düzelebileceği gibi kalıcı da olabilir. Tedavide görmesi az olan bebeklerde iyi bir rehabilitasyon gereklidir.
Gözdeki hareket bozuklukları gözlük, ortoptik tedaviler ve cerrahi yöntemlerle düzeltilebilir.
Bebekte göz hareket bozukluklarına bağlı baş pozisyonları gelişebilir, bebek karşıya bakarken başını eğebilir çenesi yukarıda veya aşağıda bir baş pozisyonu geliştirebilir. Bu durum bazen ortopedik bir problem sanılır böyle bebeklerde mutlaka bir göz muayenesinin yapılması gereklidir.
|

|

|
|
İçe kayma (Ezotropya)
|
Şaşılığa bağlı anormal baş pozisyonu
|
BEBEKTE GÖZ TEMBELLİĞİ
Göz tembelliği önlenebilir görme kaybıdır. Çocukluk yaş döneminde kapama ve ortoptik yöntemlerle tedavi edilebilir. Bebeklere uygun gözlük verilmesi ve tembel gözün çalıştırılması amacıyla sağlam göze yapılan kapamalar tedavinin aslını oluşturur. Ortoptik tedavide ise tembel göz çalıştırılarak görme artışı sağlanabilir böylece her iki gözü ile görme yetisi kazandırılmaya çalışılır. Bu sayede bebek üç boyutlu görme yetisine yani derinlik hissine kavuşabilir. Bu nedenle gözle görülür hiçbir sorunu olmasa bile bebeklerin ilk bir yaş içinde göz muayenelerinin yaptırılması çok önemlidir.
|

|
|
Gözlük ve kapama tedavisi
|
GÖZ TÜMÖRLERİ
Bebeklerde en sık ve önemli göz içi tümörü retinoblastomdur. Göz bebeğinde beyazlık, kızarıklık, gözde kayma gibi belirtilerle karşımıza çıkabilir. Sinir kaynaklı bir tümör olduğu için beyine doğru ilerleme yapabilir. Bu nedenle sadece göz için değil hayatı da tehdit edebilen bir hastalıktır. Erken tanıda tedavisi mümkündür.
|
|

|
|
Fotograf çekiminde göz içi tümörüne bağlı sağ gözde beyaz
refle
|
Göz içi tümörü
(Retinoblastom)
|
KONJENİTAL (DOĞUMSAL ) KATARAKT NEDİR NEDENLERİ:
Konjenital katarakt, doğumdan itibaren görülen lensin tek veya çift taraflı olarak saydamlığını kaybetmesi ve opaklaşmasıdır. Doğuştan olan kataraktlar, annenin gebelik sırasında geçirdiği enfeksiyonlara , kullanılan ilaçlara bağlı olarak veya çocuğun genel sağlık problemlerine (kromozom anomalileri, kalsiyum yüksekliği gibi sistemik hastalıklar,vb.) veya göze direkt veya indirekt gelen darbelere bağlı olarak ortaya çıkabildiği gibi hiçbir nedene bağlı olmadan da meydana gelebilmektedir.
Bir göz bebeğinin diğerinden farklı renkte ( beyaz ) olması veya gözde kayma ( şaşılık ) konjenital kataraktın belirtisi olabilir. Bebeklerde bu belirtiler görüldüğü zaman hiç zaman kaybetmeden göz uzmanına müracaat edilmelidir. Doğumsal katarakt, görmeyi engelliyor ve özellikle tek taraflı ise teşhis edilir edilmez ameliyat edilmelidir. Ameliyat zamanı konusunda göz uzmanı detaylı muayeneden sonra karar verir. Konjenital kataraktlı gözde en önemli sorun göz tembelliği ( ambliyopi ) dir. Göz tembelliğini yenebilmek için ameliyat, göz doktorunun önerisi doğrultusunda mümkün olan en erken zamanda yapılmalıdır.
Doğumsal katarakt tedavisi en gelişmiş yöntemlerle yapılmakta ve yaşı uygunsa göz içine katlanabilir mercek yerleştirilmektedir.
 |
 |
| Katlanabilir lensin konulması |
Doğumsal kataraktın tedavisinde en önemli bölüm ameliyattan sonra yapılacak olan göz tembelliği ile mücadele bölümüdür. Bu bölümde aile hekim işbirliği çok önemlidir. Eğer bu işbirlik yapılamazsa erken yapılan ameliyatın hiçbir faydası olmaz.
Doğumsal katarakt ameliyatı sonrası çocuk, yapılan ameliyatta mercek konulup konulmamasına bağlı olarak gözlük veya kontakt lens kullanabilir.
 |
 |
| Gözlük ve kapama tedavilerinin uygulaması |
|
 |
| Çeşitli boy ve güçteki örnek gözlükler |
|
AMELİYAT SONRASI İLAÇ KULLANIMI:
Ameliyat sonrası yaklaşık 3-4 hafta süre ile kortizonlu ve antibiyotikli damlalar günde 4-5 defa olmak üzere kullanılır. Ameliyat sonrası kontroller 1. gün 1. hafta ve 1.ayda ( gözlük muayenesi ) yapılır.
KONJENİTAL GLOKOM NEDİR?
Gözün ön yapılarının anne karnında yetersiz gelişmesi sonucu ortaya çıkan göz tansiyonu artışı ve buna bağlı ortaya çıkan belirtilerdir. Bu başlık altında birkaç tip glokomdan bahsedilebilr. Yaşamın ilk günlerinde doğumdan hemen sonra görülen " hakiki konjenital glokom " en sık rastlanılan tipidir. Eğer ilk bir kaç yılda görülürse "infantil (bebeklik dönemi) glokomu" 3 yaşından sonra ortaya çıkarsa "jüvenil (genç erişkin) dönemi glokomu" olarak adlandırılabilir.
 |
 |
Gözün içerisindeki
yapı bozukluğu
"Konjenital Glokom" |
Konjenital glokoma bağlı gözlerde büyüme
"Öküz gözü" |
KONJENİTAL GLOKOM NASIL OLUŞUR?
Anne karnındaki yaşamın son aylarında göz sıvısını oluşturan dokuların gelişimi tamamlanır ve aköz adı verilen sıvının üretimi başlar. Yine bu dönemde eş zamanlı olarak bu sıvının göz dışına çıkışını sağlayacak dışa akım kanalları da gelişmiştir. Böylece göz içinde sıvı birikmesi olmaz. Ancak aközü gözün dışına taşıyacak kanal sisteminde anne karnındaki devrede herhangi bir nedene bağlı olarak yeterli gelişme olmaz ise göz içinde aköz birikecek ve bu da göz içinde basıncı arttıracaktır. Bebeklerde gözü saran dış örtü henüz sertleşmemiştir. Göz içindeki artan basıncın görme siniri üzerine baskı yapmaması için adeta bir koruma mekanizması olarak göz küresi genişler. Böylece yeni doğan bebekler iri gözlü olarak doğarlar. Halk arasında "öküz gözü" olarak da bilinir. Yaşamın ilk birkaç yılı içinde de artan göz içi basıncı göz küresinde benzer büyüme yapar. Ancak 3 yaşından sonra artık göz kabuğu sertleşmiştir, artan göziçi basıncı böyle bir büyümeye yol açmaz.
 |
| Sağ gözde glokoma bağlı büyüme ve ön yüzeyde beyazlaşma - korneal ödem |
BEBEKLİK DÖNEMİ GLOKOMU NE SIKLIKLA GÖRÜLÜR? KALITIM ROLÜ NEDİR?
Primer konjenital glokom olarak adlandırdığımız tablo sadece göz sıvısı dışa taşıyan kanallardaki bozukluk sonucu oluşur, gözün diğer yapıları sağlamdır. Bu tip konjenital glokom en sık görülen tiptir ve 10.000 canlı doğumda 1 sıklıkla görülür. Hastaların %65'i erkektir. Kalıtımsal %10 oranında olup %90 çok etkenli olarak ortaya çıkar.
KONJENİTAL GLOKOM BELİRTİLERİ NELERDİR?
Yeni doğan bebekte konjenital glokom şüphesi uyandıracak belirtiler aşırı sulanma, ışıktan kaçma ve kapakların sıkı sıkıya kapanmasıdır. Bebeğin göz küresi dikkat çekecek kadar büyüktür. " Buftalmi" yani öküz gözü olarak da adlandırılır. Konea olarak adlandırdığımız ön mercek yüksek basıncın etkisi ile renk değiştirmiştir. Hafif mavimsi olarak görülür, bebeğin göz rengi ve göz bebeği iyi seçilmez. Muayenede göz küresinin yatay - dikey çapları bebeklerde olması gereken 10-10,5 mm gibi değerlerin çok üzerinde ölçülür. Genel anestezi altında yapılan muayenede göz tansiyonu anestezi etkisi ile düşse de yine de 21 mmHg üzerinde ölçülür ama çok da yüksek değerlere ulaşmaz. Göz sıvısını dışa çıkaran kanal sistemi özel bir mercekle incelendiğinde sanki üzerinde bir zar var gibi parlak renkte görülür. Göz içi basıncına bağlı olarak görme siniri süratle çukurlaşır ancak erişkin farklı olarak tansiyon düşecek olursa hızlı bir iyileşme görülür. Ama tedavide yetersiz ya da geç kalınırsa da görme siniri tamamen atrofiye gider.
 |
 |
| Her iki gözde glokoma bağlı irileşme |
Her iki gözde glokoma bağlı ön yüzeyde beyazlanma |
KONJENİTAL GLOKOM BAŞKA HASTALIKLARLA KARIŞABİLİR Mİ?
Doğumda mevcut kornea bulanıklığına doğum travması sonucu korne iç tabakalarının yırtılması, doğumsal kornea iltihapları ( özellikle kızamıkçık iltihabına bağlı), bazı metabolik hastalıklar (karaciğer bozukluğu sonucu oluşan depo hastalıkları),kornea endotel hücrelerindeki doğumsal kusura bağlı sıvı toplantısı neden olabilir. Büyük korneaya cinsiyete bağlı megalokornea adı verilen özel ve nadir tablolar, ya da yüksek miyopi neden olabilir. Sulanma, doğuştan göz yaşı tıkanıklığına bağlı olabilir.
 |
Sol göz ön yüzeyinde beyazlanma
"korneal ödem" |
KONJENİTAL GLOKOM NASIL TEDAVİ EDİLİR?
Konjenital glokomun ilaçla tedavisi mümkün değildir. Tanı konduktan en kısa süre sonra cerrahi tedavisi gereklidir. Cerrahi tedaviye kadar geçecek kısa zaman içinde ilaç tedavisi verilebilir. Tedavide amaç göz içi artan sıvı basıncını düşürmektir. Bu amaçla dışa akım kanallarının açılmasını sağlayacak cerrahi girişimler yapılır. Ancak tedavi zordur, birden fazla müdahale gerekebilir. Konjenital glokomda tedavi sadece göz tansiyonunu düşürmek olmamalıdır. Bu bebeklerde görme tembelliği, şaşılık, yüksek miyopi veya astigmatizma gibi görsel bozukluklar meydana gelebilir. Eğer varsa bu belirtilerin de tedavi edilmesi gereklidir. Bazı tip konjenital glokomlarda göz ve göz dışı organlara ait başka problemlerde olabilir. Mesela dış yüz bozuklukları, işitme problemleri, böbrek üstü bezi tümörü, zihinsel gerilik gibi. Eğer böyle bozukluklar da glokoma eşlik ediyorsa ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
 |
| Cerrahi müdahale - Goniotomi |
 |
| Cerrahi müdahale - Tüplü şant |
 |
 |
 |
| Cerrahi müdahale - ECP Lazer ile tedavi |
SON OLARAK ANNE VE BABALARA NELER DİYEBİLİRİZ?
Bebeğinin doğuştan göz tansiyon hastası olduğunu öğrenmek anne baba için üzücü bir haber olabilir. Ancak unutulmamalıdır ki konjenital glokom tedavisi olan bir hastalıkltır ve ne kadar erken tanı konulursa tedavi o kadar başarılı ve görsel kayıp o denli az olacaktır. Bu nedenle özellikle anne babalar ve belki de daha önemlisi bebeğin doğumunu ve ilk muayenelerini gerçekleştirecek kadın doğum uzmanı ve çocuk hastalıkları doktorlarının da bu hastalık hakkında bilgi sahibi olmaları ve şüphe halinde bebeği bir çocuk göz hastalıkları uzmanının kontrolüne göndermeleri çok önemlidir.
ŞAŞILIK NEDİR?
Genelde, hangi yöne doğru bakarsak bakalım gözlerimiz birbirine paraleldir. Her iki göz ekseninin paralelliğinin bozulmasına şaşılık (strabismus) denir.
ŞAŞILIK NEDEN OLUŞUR?
Gözün hareketini sağlayan dış kaslardır. Her bir gözde bulunan 6 adet kas, gözün çeşitli yönlere hareket etmesini sağlar.
 |
| Gözü hareket ettiren 6 adet kas vardır. |
Bu kasların birinin veya birkaçının görev yapamaması veya gözleri hareket ettiren diğer mekanizmaların bozulması durumunda şaşılık meydana gelir...
 |
| İçe kayma (Ezotropya) |
ŞAŞILIK TÜRLERİ
- İçe Şaşılık (Ezotropya)
- Dışa Şaşılık (Ekzotropya)
- Yukarıya Şaşılık (Hipertropya)
- Aşağı Şaşılık (Hipotropya)
ÖZEL ŞAŞILIK TİPLERİ
- Felce Bağlı Şaşılık (Nörolojik)
- Felce Bağlı olmayan Şaşılık (nedeni bilinemeyen)
 |
| Felce bağlı şaşılık |
ŞAŞILIK ÇOCUKLUK YAŞLARINDA DAHA SIK ORTAYA ÇIKAR!...
Şaşılık çocukluk çağında görülür. Özellikle bebeklerde şaşılık ile karışan bir durum yalancı şaşılık veya kaymadır. Yalancı kayma göz kapaklarının ve göz kürelerinin yapısı veya optik eksenlerden birinin düzensizliği nedeniyle ortaya çıkan yanıltıcı bir görünümdür. Doğru teşhis için mutlaka göz muayenesi yaptırılmalıdır. Şaşılık tek bir nedene dayalı olmayıp, aynı zamanda annenin hamileliğinin nasıl geçtiği, doğumun problemli olup olmadığı, çocuğun gelişimi, geçirdiği hastalıkları, havale veya göze ait hastalıklar şaşılık için risk faktörü oluşturabilirler.
 |
| Yalancı kayma(Psödostrabismus) |
AMELİYAT NE ZAMAN GEREKİR?
Doğuştan olan kaymalar genellikle gözlük gerektirmeyen, erken dönemde(6 ay - 1 yaş) ameliyat edilmesi gerekli kaymalardır. 2 - 3 yaş arasında ortaya çıkan kaymalar genellikle gözlükle tam olarak düzeltilebilir. Gözlük takıldığı halde düzelmeyen kaymalara ise cerrahi tedavi gerekir.
 |
 |
|
Gözlükle düzelen tip şaşılık
|
ŞAŞILIKTA GÖZ TEMBELLİĞİ
GÖZ TEMBELLİĞİ NEDİR?
Çocukluk çağı kaymalarında ki en önemli problem genellikle tek bir gözün kayması nedeniyle ortaya çıkan göz tembelliğidir. Göz tembelliği bir gözün görmesi gerektiğinden az görmesidir.
TEDAVİ YÖNTEMİ
Erken teşhis edilen göz tembelliğinin tedavisi mümkündür. Tedavide iyi gören göz belirli zamanlarda kapatılarak tembel gözün çalıştırılması en sık kullanılan yöntemdir. Göz tembelliği tek başına cerrahi bir müdahaleyi gerektirmez.
ERKEN TEŞHİS VE TEDAVİ UYGULANMAYAN ÇOCUKLARIN GÖZLERİ ESTETİK PROBLEMİN YANI SIRA ÖMÜR BOYU AZ GÖRMEYE MAHKUM OLURLAR.
ERİŞKİNLERDE ŞAŞILIK
Erişkinlerde görülen şaşılık nedenleri;
- Şeker hastalığı
- Tiroid hastalığı
- Kalp ve damar hastalıkları
- Hipertansiyon
- Beyin tümörleri
- Zehirlenmeler
- Değişik nörolojik hastalıklar
- Kazala
- Felçlerden
kaynaklanmaktadır. Öncelikle nedene dayalı tedavi yapılmalıdır.
BELİRTİLERİ ?
Çift görme, gözde ağrı, okurken zorluk, baş ağrısı ve değişik baş pozisyonları belli başlı belirtileri arasındadır.
 |
 |
|
Ara ara (İntermitan) görülen şaşılık
|
ŞAŞILIĞIN TEDAVİSİ
6. Aydan itibaren başlar. Tedavinin amacı görme keskinliğinin Tam'a ulaştırılması, göz tembelliğinin giderilmesi ve gözlerin aynı anda aynı noktaya bakmasının sağlanmasıdır.
TEDAVİ YÖNTEMLERİ NELERDİR ?
- Gözlük Tedavisi
- Kapatma Tedavisi
- Medikal ve Damla Tedavileri
- Cerrahi Tedavi
 |
|
Gözlük ve kapama tedavisi uygulaması
|
ŞAŞILIK AMELİYATI
Çoğunlukla genel anestezi altında gerçekleştirilir. Gözler ameliyat sonrasında kapatılmaz. Hastalar aynı gün evlerine gönderilir. Ameliyatın türüne göre, ameliyat sonrası doktorunuz kısa süreli damla tedavisi önerebilir.