Türkiye’ nin tüm sistemiyle tüm standartlarda akredite olan ilk üniversite hastaneleri grubu
Yeditepe Üniversitesi Hastanesi, yaklaşık bir buçuk yıl süren yoğun bir çalışmanın ardından dünyanın sağlık standartları konusunda en önemli belirleyicisi olarak kabul gören ve uluslar arası alanda faaliyet gösteren Joint Commission International (JCI ) tarafından verilen kalite belgesini almaya hak kazandı.
Bu belge ile Yeditepe Üniversitesi Hastanesi, Yeditepe Üniversitesi Göz Hastalıkları Araştırma ve Uygulama Merkezi ile Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Bağdat Caddesi Polikliniği, tüm dünyada yüzlerce sağlık kuruluşunun sahip olabilmek için çabaladığı bu belgeyi almaya hak kazanan kurumlar arasında yerini aldı. Türkiye’ de ilk kez bir üniversite hastanesi tümü birimleri ve bağlı kurumlarıyla JCI kalite belgesine layık görüldü.
Konuyla ilgili Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Kalite Geliştirme Direktörü Doç.Dr. Selami Sözübir ile görüştük :
Hastanenizde kalite belgesi alınınca ne değişti?
Kalite yolunda ilerlerken hastanenin yönetim biçiminde ciddi değişiklikler olur. Kalitenin devamlılığı ve kaliteyi değiştirme çalışmaları kurum politikası haline gelir. Biz üniversite hastanesiyiz. Hastanemiz radyoterapi hariç tıbbın her alanında hizmet veriyor. Bizler öğretim üyesi olarak tıp fakültemizde eğitimler veriyoruz,derslere giriyoruz, asistan yetiştiriyoruz. Tüm bunları yaparken, hastalarımıza birinci sınıf hizmet ve bakım sağlıyoruz. Bu belge ile bunu ispat ettik. 1 Kasım itibari ile yeni bir dönem başlıyor. Biz artık yeni bir kulübün üyesiyiz. Sertifikayı aldıktan sonra işimiz çok daha zor. Herkesin gözü üzerimizde olacak.
Hasta açısından kalite belgesinin önemi konusunda neler diyebilirsiniz?
Akreditasyon, hasta bakım kalitesine önemli kazanımlar sağlar ve hastanın her basamakta bu kaliteyi hissetmesi sağlanır.
Bununla birlikte uygulamalar ve bilgilendirmeler ile halkın sağlık hizmetlerine olan güveni ve katılımı sağlanır ki bu kazanım akreditasyonun en önemli katkılarından biridir. Meydana gelmesi muhtemel hataların tespit edilebilmesi için risk ölçümleri yapılır ve bu ölçümlemelere göre hataların önlenmesi, sürecin iyileştirilmesi sağlanır. Hasta ve yakınlarının sağlık problemleri ile ilgili mevcut ve olası eğitim gereksinimleri belirlenir, eğitimler verilir ve takip edilir. Hastaların kullanacağı merdivenler, odalar, yangın çıkışları gibi her türlü bölüm mimari standartlara uygun hale getirilir. Kalitenin en önemli alt konularından biri olan enfeksiyon kontrolü için ayrı bir komite çalışır. Tüm Hastane ve polikliniklerde aynı kalitede ve ortak bir hizmet sağlanır. Hasta güvenliği konusundaki hassasiyet daha da artarak, ortaya çıkabilecek tıbbi hatalar önlenir ve hasta mahremiyeti en üst düzeyde korunur.
Yeditepe Üniversitesi Hastanesi’nin diğer sertifikalı hastanelerden bir farkı olacak mı?
Öncelikle tüm sistemi ile akredite olan tek üniversite hastanesiyiz. En önemli farkımız bu. Denetime gelenler tek tek standartlar üzerinde inceleme yaptılar. Hastanenin her yeri kontrol edildi. Bizden üç şey istediler: “Bize bir tane her yeri açan anahtar, bir tane fener, bir tane de merdiven verin.” Hastane içinde ulaşmadıkları, girmedikleri, bakmadıkları nokta kalmadı. Ellerindeki kitapçığa göre standartları tek tek ölçtüler. 1032 standart içinde hiç karşılayamadığımız bir standart olmadı. Bir üniversite hastanesi için çok büyük bir başarı elde ettik.”
İlk denetim bitti ve akredite oldunuz, bundan sonra tekrar bir denetleme olacak mı?
Akreditasyonun temeli standartlardan doğar. Komisyon gelir, denetler ve standartlara uyuyorsa belgeyi verir. Ancak bu belge sadece üç yıl içindir. Üç yılda bir yeniden kontrol ve denetim yapılır. Amacımız ve stratejimiz üç yıl sonraki denetimde de sıfır hata ile çıkmayı başarmak.
Aynı zamanda bir çocuk cerrahı olan Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Kalite Geliştirme Direktörü Doç. Dr. Selami Sözübir, JCI belgesi alma kararını nasıl verdiklerini şöyle anlatıyor:
“Hastanemiz 26 Ağustos 2005 tarihinde açıldığı zaman Sayın Bedrettin Dalan, ‘Türkiye’de benzeri olmayan bir örnek olacağız. Kurumumuzda görev yapan tüm hekim, hemşire ve sağlık personeline kendimi ve en yakınlarımı güvenle emanet edebilmeliyim” dedi. Hastanemizde Türkiye’de ve yurt dışında eğitim görmüş, konusunda çok iyi hekimler görev yapmaya başladı. Yeditepe Üniversitesi Hastanesi güçlü bir ekip ve yüksek tıp teknolojileri ile hizmet vermeye başladı. Ancak bugün dünyada baktığımızda bizim gibi referans sağlık kurumları biz iyiyiz, biz kaliteliyiz demekle yetinmiyor. Biz de yetinmedik, kalitemizi bağımsız ve objektif bir otorite tarafından belgelendirmeye karar verdik. 2006 Haziran ayında Hastane Yönetim Kurulu’nun aldığı bir kararla Kalite Konseyimiz kuruldu. Kalite Geliştirme Direktörü olarak da ben göreve başladım. Bir araştırma yaptık ve dünyanın sğlık standartları konusunda en önemli belirleyicisi olarak kabul gören JCI tarafından kalite belgesini almaya karar verdik.”
Ekip oluşuyor
Çalışmalar başladıktan sonra bir ekip oluşturulmak için kollar sıvanır ve Kalite Koordinatörü Emine Kurt göreve başlar.
Kurt, JCI akreditasyon standartlarının ölçülebilir 1032 standarttan oluşması sebebiyle nerede olduğumuzu görebilmek için öncelikle bir durum değerlendirmesi yapmamız gerekiyordu. Anesteziden eczane işleyişine, hasta kabulünden girişteki danışmaya kadar her bölümü tek tek inceledik ve ne durumda olduğumuzu gördük.”
Bu incelemeler sırasında standartlar açısından yeterli alanlar olduğu gibi bazı eksikliklerin olduğu alanları da fark ettiklerini belirten Kurt, çalışmaları bu yönde hızlandırdıklarını belirtiyor:
“İkinci aşamada “iş planlaması” yaptık ve komiteler kurduk. Her bölüm için ayrı değerlendirmeler yaparak bölümleri birebir etkileyecek kişileri; hekimleri, hemşireleri ve idari personeli komitelere dahil ettik. Daha sonra komitelere yaptığımız değerlendirmeleri sunduk ve o bölümün yapması gereken çalışmalarla ilgili eğitim verdik. Komitelerle beraber oluşturduğumuz iş planları doğrultusunda önümüzü daha net görebilirken işin belkemiği de oluşmuş oldu.”
Söz uçar yazı kalır
Kalite çalışmalarında yazılı materyallerin çok büyük önem taşıdığını vurgulayan Kurt, bu noktada yaşadıkları problemleri ve nasıl çözümlediklerini şöyle özetliyor.
“Türk insanı genellikle yaptığı iyi şeyleri bile yazmak istemez. Oysa her bilginin yazılması veya elektronik ortamda kaydedilmesi gerekir. Çalışmaları başlatabilmek ve etkin bir biçimde takip edebilmek için ilk önce neyin nasıl yapılması gerektiği yazılmalıdır. Bu yüzden de yapılan işin dokümantasyon kısmı çok önemlidir. Sağlık hizmetlerinin elle tutulamaz yapısı, üretildiği anda tüketilmesi, her seviyede eğitim almış çalışanlardan oluşan multidisipliner yapısı ve herşeyden önemlisi ana girdisinin “insan” sağlığı olması nedeniyle hasta ile ilgili her şeyin anında not edilmesi ve yazılması en önemli kriterlerden bir tanesidir. Söz uçar yazı kalır. Bu nedenle bölümlerle ilgili bütün bilgiler düzenli ve sistematik bir biçimde yazıya dökülmeye başlandı. Komitelerle yürütülen çalışmalar devam ederken ilgili bölüm çalışanlarıyla da birebir çalışmaya başladık. Hangi bölüm için hangi standardın uygulanması gerektiğine dair örnek dokümanlar gönderdik ve o bölüm çalışanları ile birlikte toplantılar yaptık. Toplantılardan sonra bölüm yöneticileri tarafından işleyişin tarif edildiği her bir prosedürü ilk önce ben değerlendirdim ve içerikte olması gereken, işleyişi tarif edecek ve JCI Standartları açısından olmazsa olmaz olan bütün maddelerin değerlendirmesini yaptım. Yapmak kolay, yazmak zordur. Her bölüm yaptıklarını yazıya dökmeye başladığında fark ettik ki, bazen yaptıklarını yazmayı unutuyorlar ya da bazen yazdıkları aslında standartlara uygun değil. Bu aşamada standartlar açısından gerekliliği karşılayan, işleyiş açısından bize en uygun düzenlemeleri gerçekleştirmiş olduk”
Kalite çalışmalarının başlangıcında artmakta olan dokümantasyon sayısı, Merkez Hastane, Göz Merkezi ve Poliklinik çalışanlarının da bu dokümanlara erişim gerekliliği ve sürekliliğin sağlanması için bir yazılım programına duyulan ihtiyaç sonucunda çalışmalara başlanır. “Çünkü biz çok sayıda bölümü olan bir üniversite hastanesiyiz. Tüm kalite dokümanlarına ve formlara her alandan ulaşılabilen, gerektiğinde bilgisayar üzerinden doldurulabilen, JCI standartlarının ve kullanılan tanımların – terimlerin izlenebildiği bir yazılım programı alındı. Yazılım ve işleyişi de ekipten Jeffy Sevilay üstlendi. Ben dokümanı tamamladıktan sonra Jeffy Bey de programa aktardı.”
Hasta güvenliği ön planda…
Dokümantasyonun tamamlanıp sisteme aktarımı ile birlikte kalite iyileştirme ve hasta güvenliğinin sağlanması adına yapılacak geliştirmeler hız kazanır. Yeditepe Üniversitesi Hastanesi ve Bağlı Kurumları’nda yapılacak olan veri takibi için Nihan Öztürk görevlendirildi. Nihan Öztürk yürüttüğü çalışmalar ile ilgili “Ben indikatör takibi (veri takibi) ile birlikte performans geliştirme çalışmalarını takip ediyorum. Her bölümden verileri topluyorum. Bölümlerin yaptığı ölçümlere ilave olarak verilerin toplandığı süreye ilişkin performanslarını analiz ediyorum ve olması gereken değerler ile karşılaştırıyorum. Her bölümün kendine özgü ölçüm yapması gereken ve süreçlerin devamlılığı açısından zorunlu maddeler dahil olmak üzere şu an için 66 alanın performansını takip ediyoruz” diyor.
Kalite standartları çalışmalarında yatan hasta dosyalarında da büyük titizlik gösterilmiş. Kalite koordinatörü Emine Kurt, “hasta güvenlğinin sağlanması açısından hastaya yapılan her işlemin yazılması, kaydedilmesi gerekir. Bunların da ulaşılabilir ve izlenilebilir olmasını sağlamalısınız. JCI’ın en çok önem verdiği konulardan biri de budur. Hasta güvenliğini sağlamak adına kaydetmemiz, takip etmemiz gereken tüm verilerin yazılıp yazılmadığını kontrol etmemiz gerekir ve biz de Deniz Hanım’ı bu konu ile ilgili görevlendirdik.
Kalite standartları çalışmalarında yatan hasta dosyalarında da büyük titizlik gösterilmiş. Kalite Koordinatörü Emine Kurt, “Hasta güvenliğinin sağlanması açısından hastaya yapılan her işlemin yazılması, kaydedilmesi gerekir. Bunların da ulaşılabilir ve izlenebilir olmasını sağlamalısınız. JCI’ın en çok önem verdiği konulardan biri de budur. Hasta güvenliğini sağlamak adına kaydetmemiz, takip etmemiz gereken tüm verilerin yazılıp yazılmadığını kontrol etmemiz gerekir ve biz de Deniz Hanım’ı bu konu ile ilgili görevlendirdik.”
Dosya takip elemanı Deniz Çalışal, hasta bilgilerinin eksiksiz ve ulaşılabilir olması için gerekli dokümantasyonun dosyalara kaydedilip kaydedilmediğinin takibini yapıyor. Bütün bu çalışmaları yaparken hedeflerine yaklaşıp yaklaşmadıklarını sorduğumuz Emine Kurt, “Biz şu ana kadar hedefimizin hep üstüne çıktık” diyerek şunları ekliyor:
“Çalışmalarımız sonucunda çok başarılı sonuçlar elde ettik. Örneğin laboratuvarımızda acil tetkikler ile ilgili % 79 gibi ciddi bir sapmamız vardı. Biz 45 dakika içinde tetkik sonuçlarının çıkmasını istiyorduk, ancak yapılan tüm tetkiklerin sadece %21’i zamanında hastaya ulaşıyordu. İlk etapta bizim hedefimiz sapmayı %20’ye düşürebilmekti. Yaptığımız çalışma sonucunda sapmayı %79’dan %16’ya kadar düşürdük. Burası bir üniversite hastanesi ve ekip çalışmasına çok önem veriliyor. Bilimsel ve veri kaynaklı çalışılıyor. Herkes birbirini destekliyor ve bu işe gerçekten inanan bir ekip var. Dolayısı ile hedeflediğimiz her veride hedeflediğimizin çok daha üstüne çıktık” diyor.
Hastalara düşme analizi
Hastanelerde hasta güvenliğini en çok riske eden tehlikelerden bir tanesi de hasta düşmeleridir. Bizim hastanemizde yatan her hastanın düşme risk analizi yapılıyor ve bu doğrultuda bakım planlaması gerçekleştiriliyor. Hastanın hiçbir koşulda düşmemesi için alınan önlemler ile birlikte, takibi, ara kontrolleri yapılıyor. Bu önlemler her vardiyadan vardiyaya da tekrarlanıyor.
Diplomalar kontrolden geçti
Hekim ve hemşirelerimizin tek tek diploma doğrulamalarını yaptık, üniversitelerine konu ile ilgili yazılar yazdık. Başhekimimiz, o bölümlerin başında bulunan tüm hekimlerimizle işlemler bazında yetkilendirmeler yaptı. Türkiye’de bu çok hassas bir noktadır. Her hekimin uzmanlık alanında eğitim vermesi hedeflenerek yetkilendirmeler ve kısıtlamalar oluşturuldu.
Sürekli İç Denetim ve Eğitimler
En önemli konulardan bir tanesi de eğitimleri güncel tutabilmek. Bizim 33 adam/saat gibi rekor düzeyde bir eğitimimiz var.
Başarımızın bir diğer dinamiği ise 54 kişiden oluşan iç denetim ekibimiz. Çalışanlar tabi tutuldukları eğitim sonrası yapılan sınav sonucunda Yeditepe Üniversitesi Hastanesi ve Bağlı Kurumları’nda İç Denetçi olmaya hak kazandılar. Bugün, yılda iki kez altışar ay ara ile yapılacak olan denetimler ile tüm bölümlerin süreçleri gözden geçiriliyor. En az iki kişiden oluşan ekipler kendi bölümleri dışındaki alanları denetleyerek objektif bir değerlendirme yapıyor.
Denetimler veya işleyiş sürecinde herhangi bir uygunsuzluk varsa onlarla ilgili çalışma başlatılıyor ve takip ediliyor. Gelen uygunsuzluklar 16 açıdan değerlendirilerek nedenleri araştırılıyor ve kısa bir süre içinde çözüme kavuşturuluyor.
NELER YAPILDI?
Hasta Güvenliği: Yeditepe Üniversitesi Hastanesi ve Bağlı Kurumları’nda asla oda numarası veya hastanın tanısı ile seslenilmez. Burada hastalar hem kimlik bilekliği, hem de dosyasından üçlü kriter kullanılarak adı soyadı, kimlik numarası ve doğum tarihi ile doğrulanır. Bu işlem belirli hastalar için değil, tüm hastalar için kullanılır.
Hastanın ameliyat olacağı bölge veya alan neresi ise hasta katında işaretlemesi yapılır. Hekimi opere olacak bölgeyi görür ve onaylar. Hastanın onamı ve opere edilecek bölgesi işaretlenmiş mi kontrol edilir. Eğer hastanın allerjisi varsa ikinci bir bileklik daha takılır.
Bizim ülkemizde adı ve soyadı aynı olan çok insan vardır. Eğer hastanemizde aynı isimle ikinci bir hasta olursa yanlış bir tedavi uygulanmaması için sistem otomatik olarak uyarır.
Hastane enfeksiyonu: Enfeksiyon oranları hastanemizde yüzde sıfırlarda ölçümleniyor.
Hastanın yanlış tanımlanmasına ilişkin hatalar: Hastanemizde doğru hasta, doğru işlem, doğru organın doğru cerrah tarafından ameliyat edilmesi esastır.
İşlerin teslimi: Hekimden hekime, hekimden hemşireye, nöbetten nöbete bilgilerin doğru aktarılması gerekir. Bunun sağlanması için biz uygun kayıt mekanizmalarını çok net ve kesin kurallarla oluşturduk. Joint Commission International’ın yaptığı araştırmalara dayanarak “etkin iletişimin sağlanması” amacıyla yöntemler geliştirdik.
İlaç güvenliği: Doğru hastaya doğru yoldan doğru ilacın verilmesi önemlidir. İlacın etkilerinin izlenmesi ise daha da önemlidir. Hekim iki ilaç veriyorsa bu iki ilacın birbirine etkisini klinik eczacılarımız tarafından araştırılır. Onlar onaylarsa hemşirelerimiz ilaçları uygular. Ayrıca ilaçlar sadece diğer ilaçlarla değil, yiyecek ve içecekler ile de etkileşebilir. Bu kontrol da diyetisyenlerimiz tarafından yapılır.
Hastanedeki cihazlar: Hastalar için kullanılan cihazlara ehliyetsiz ya da yetkisiz kişilerin dokunmasını önlemezseniz veya ölçümlediği verileri kontrol edilmemiş cihazları kullanırsanız hastaya zarar verebilirsiniz. Bu nedenle herhangi bir ölçüm sapması olmaması amacıyla tüm medikal cihazlarımızın kalibrasyonları yapılmaktadır.